Sanat Moda Kadın Estetik Cilt Güzellik Saç Bakımı

30/10/2007

Kıskanç mıyım?

aşk-evlilik

Kadinca.net

Kıskançlık dozunda olduğunda ilişkiye faydalı olabilir. Ancak aşırı kıskançlık en mutlu çiftlerin bile sonunu hazırlar... Karı koca arasındaki kavgaların en önemli sebeplerinden biridir kıskançlık... Ancak uzmanlar kıskançlığın temelinde kaybetme korkusunun olduğunu ifade ediyor. Kıskançlık kadın ve erkekte farklı şekillerde ortaya çıkmakla birlikte sonuçta kaybetme korkusu baskın... Kıskançlık ayrıca tek bir duygudan oluşmuyor. İntikam, korku, endişe, öfke hatta bazen şiddet gibi duygular da kıskançlığa eşlik ediyor. Günlük hayattaki ufaktefek kıskançlıklar her iki taraf için de pek bir sorun oluşturmamakla birlikte üst üste geldiğinde ya da kısıtlayıcı bir hal aldığında profesyonel yardım almak en doğrusu...

Kıskançlık sürekli sevdiğiniz insanı düşünmek, onun hakkında bazı senaryolar üretmek, her an 'acaba beni aldatıyor mu' şeklinde kendi kendinizi yemek haline geldiyse, durum ciddi demektir.

Kıskançlık dozunda olduğu sürece, var olan ilişkinin korunmasını bile sağlayabilir. Kişi karşındakine emek vermeye, onun kendisini değerli hissetmesi için çaba göstermeye yönelir. Ancak rahatsız edici ve mantık dışı boyutlara ulaştığında, çok zarar verici olabilir. Kıskançlığın etkilerini hafifletmek için yapılabilecekler var. İlişki terapisti Paula Hall, kıskançlığın etkilerini azaltmanın sabır ve çaba gerektirdiğini söylüyor.

Geçmişin etkileri
Çoğu zaman kıskançlığın altında geçmişte yaşanmış kötü tecrübeler, çocuklukta meydana gelen olaylar yatıyor olabilir. Hatta bazen siz bile farkına varmayabilirsiniz. Bu durumda bir uzman psikolog yardımı önem kazanır. Çocukluğunuzla ilgili bağlantı kuramıyorsanız o zaman şu noktaları gözden geçirmeniz faydalı olabilir: Kıskançlığınızın gerçekçi olup olmadığını gözden geçirin. Onu neden kıskandığınızı düşünün. Gerçekten ilişkinize yönelik bir tehdit söz konusu mu? Sizin tavırlarınız ilişkinizi kötüleşmesine neden mi? Kendi kendinize telkin edin. Kıskançlık belirtileri hissettiğinizde partnerinizin sizi sevdiğini, size bağlı olduğunu ve size saygı duyduğunu hatırlayın.

 

kaynak www.kadinca.net

30/10/2007

Yoga

Kadinca.net

Yoga, binlerce yıl önce Hindistan'da ortaya çıkmış bir yaşam bilimidir. Yoga sözcüğü Sanskritçe’de "birleştirmek veya bütünleşmek" anlamına gelir. Bu felsefeyi uygulayan kişiye de "Yogi" denir. Yoga, bedeni, zihni ve ruhu tamamen eğiten, huzur veren ve kişinin kendini keşfetmesini sağlayan, dünyadaki en eski kişisel gelişim metodudur. Yoga bir din değildir; ama ne yazık ki bir tarikat veya Hintlilerin dini inanışı gibi bazı yanlış değerlendirmelere maruz kalabilmektedir. İnsanları fiziksel, zihinsel ve ruhsal disiplin yoluyla mutluluğa, başarıya ve "aydınlanma"ya ulaştırmayı amaçlayan bir tekniktir.

       Yoga'nın mevcudiyetine ilişkin en eski arkeolojik bulgular, M.Ö. 3000 yıllarına kadar gider. ‘İndus’ vadisinde yapılan kazılarda ortaya çıkartılan bazı taş mühürlerde yoga duruşlarını gösteren figürlere rastlanmıştır.

       Yoga, insana kendi benliğini tanımasını ve dengede tutmasını öğretir. Eğer yorgun, dermansız, sinirli ve üzüntülü bir hayat sürüyor isek bunda çoğunlukla kendi kusurumuzun büyük payı vardır. Çektiğimiz anlamsız acılar, Yoga sayesinde yerini evrensel uyuma bırakır. Yoga’yla uğraşan insan kendi "özünün" farkındalığını yaşar. Ve kendini evrendeki her şeye çok daha yakın hisseder. Canlı, cansız her şeye daha derin bir sevgi duyar, onlarla bütünleşir. Yoga yaparak daha iyi ve yorulmaksızın daha uzun yasamayı mümkün kılacak sağlığı ve dengeyi bulabilirsiniz. Yoga, mutlu ve aydınlık bir insan olmanın yöntemidir.

       Bu günlerde batılı ülkelerde oldukça revaçta olan Yoga öğretisinin, ağırlıkla bedensel hareketlerden ibaret olduğu düşünülmektedir, ancak Yoga dışa değil, içe gidilen bir yoldur. Yoga’da Asana, Nefes egzersizleri, Meditasyon, Gevşeme ve Beslenmeden oluşan beş ana basamak vardır. Amaç bedeni ve nefes egzersizlerini kontrol ederek zihni dinginleştirmektir.

       Yoga sadece birkaç değişik egzersiz hareketlerinden ( Asanalar ) veya nefes alma yöntemlerinden ( Pranayama ) ibaret değildir. Kendine has felsefesi ve yaşamın her yönünü farklı değerlendirişiyle de önemli ayrıcalıklar taşır.

       Yoga, uzun süreli eğitim gerektiren bir yoldur. Ancak bir yol göstericinin (Yogi'nin) rehberliğinde öğrenilir. M.Ö. 3. yüzyılda yaşamış olan ve Yoga’nın babası olarak kabul edilen Patanjali, Yoga Sutra'larında, Yoga'nın 8 basamaktan oluşan yolunun aşağıdaki gibi olduğunu söyler.

Yama Negatiflerden arınma
Niyama Pozitifleri güçlendirme
Asana Duruş, vücut çalışmaları
Pranayama Nefes ve biyoenerji egzersizleri
Pratyahara Astral, Çakra ve Kundalini çalışmaları
Dharana Konsantrasyon çalışmaları
Dhyana Meditasyon
Samadhi Evrenle bütünleşme


Yoga'nın birçok türü vardır. Fakat bunlar içinde en çok bilinenleri Karma Yoga, Bhakti Yoga, Jnana Yoga, Hatha Yoga ve Raja Yoga'dır. Ancak bunlar yukarıda belirtilen sekiz basamaklı Klasik Yoga’nın sadece belli maddelerini kapsayan Yoga türleridir.

Sürekli yapılan Yoga’nın faydaları:

• Vücudun diri ve sağlıklı görünmesini sağlar
• Metabolizmanın dengeli, sinir sisteminin güçlü, kan dolaşımı ve bezelerin fonksiyonlarının düzenli olmasını sağlar
• Zihne, ruha huzur ve mutluluk getirir, olumlu düşüncelerin üretilmesini sağlar
• Vücudun esnekliğini arttırır
• Kasları, eklem yerlerini iç organları ve sinir sistemini güçlendirir
• Solunum organlarının düzenli çalışmasını sağlar
• Düzenli nefes almayı öğretir
• Sindirim problemlerini çözer
• İç salgı bezlerini çalıştırarak normal dengeyi sağlar
• Zihnin durulmasını sağlar
• Sakinleştirir ve sabırlı olmayı öğretir
• İnsanı öz benliğine kavuşturur

30/10/2007

Erkek Modası

Şıklığın altın kuralları trendleri takip etmek, siyah ayakkabıyı beyaz çorapla giymemek, her zaman formda olmak ve kendi kimliğinden uzaklaşmamak olarak sıralanıyor.

Askmen” sitesinin, “Stilinizi Geliştirmek İçin Öğütler” başlığıyla hazırlanan bölümünde, moda uzmanı Adam di Stefano günümüz erkeğine tavsiyelerde bulundu. Modanın günümüz erkeğinin yakından takip ettiği bir kavram olduğunu ve artık erkeklerin de eşleri ve kız arkadaşları yanlarında olmadan giyim kuşam alışverişi yaptıklarını belirten Stefano, “Erkeklerin yaşamı üçe ayrılır; iş, özel hayat ve sosyal aktiviteler. Eğer şıklığınızla görenlerin dönüp ikinci kez bakmasını istiyorsanız bu rehberi takip edin” tavsiyesinde bulundu.
Bazı erkekler için kendi stilini oluşturmanın adeta “korkulu bir rüya” olduğunu anlatan Stefano, şu altın öğütlerde bulundu:

* Uzmanları Dinleyin:
Benim gördüğüm pek çok erkek alışverişe önce anneleri, sonra kız arkadaşları ya da eşleriyle çıkıyor. Eğer kendi stilinizi oluşturmak istiyorsanız uzmanları dinleyin. Dergileri veya bunun gibi erkeklere yönelik sitelerini okuyun. Ancak bunu yaparken de sadece spor yorumlarını ya da güzel yıldızların fotoğraflarına göz gezdirip bırakmayın, bunun gibi yazılardan görüş alın. Beyaz ve açık renk çorapları siyah ayakkabıyla giymeyin, kemerinizle ayakkabınız uyumlu olsun.
* Trendleri Takip Edin:
Moda değişen bir kavramdır. Bir gün moda olan öbür yıl demode olur. Peki değişen trendleri nasıl takip edeceksiniz? Ünlü oyuncuların, futbolcuların kıyafetlerine bakın, neyin moda olduğunu anlarsınız. Ama tabii bunları kendi stilinize uydurun.

ESKİYE DÖNÜN
* Eskiye Dönün:
Moda değişken olduğu kadar kendini tekrarlayan bir kavramdır. Önceki yıllarda moda olan ve unutulan kıyafetler bir süre sonra yeniden çıkar. Bir dönem moda olan, ama sonra unutulan pilot gözlüklerini hatırlar mısınız? Şimdi tekrar moda oldular ve onları yeniden çıkarmanın tam zamanı...
Gardrobunuzu yenilerken eskileri tamamen atmak kadar kötü bir düşünce daha olamaz. Logolu tişörtler, motosikletçi montları ve daha pek çok giysi, onlar yeniden moda olacaktır. Bunları son moda olanlarla kombinlemeniz çok iyi bir fikir...
* Formda olun:
Moda sadece ne giydiğiniz değil nasıl giydiğinizdir. İki kişiyi gözünüzün önüne getirin; biri atletik ve formda; diğeri bira göbeği bulunan, düşük omuzlu ve tombul... Kıyafetlerin hangisine yakışacağı açık. Formda kalmak biraz diyetine dikkat etmek, biraz da her hafta spor salonunda birkaç saat geçirmekle mümkün. Hem daha sağlıklı olursunuz, hem de giydikleriniz yakışır.
* Kendiniz Olun:
Bütün bu öğütlerin yanında en önemlisi kendiniz olun. Giysiler mankenlerin üzerinde güzel durur ama onlar sizin için yapıldı. Kendine güvenen bir erkeğin giydiği kıyafet de yakışır.
 
kaynak : www.sevgimoda.com

30/10/2007

Testere 4 (Saw 4) Vizyondakiler

TESTERE 4 (Saw 4)

Oylamak için buraya klikleyiniz Oylamak için buraya klikleyiniz Oylamak için buraya klikleyiniz Oylamak için buraya klikleyiniz Oylamak için buraya klikleyiniz
Yönetmen : Darren Lynn Bousman
Oyuncu(lar) : Betsy Russell, Costas Mandylor, Tobin Bell, Scott Patterson
Senaryo : Patrick Melton, Marcus Dunstan
Görüntü Yönetmeni : David A. Armstrong
Müzik : Charlie Clouser
Kurgu : _
Kostüm Tasarımcısı : _
Yapımcı : ABD
Dağıtımcı : _
Yapım Yılı : 2007
Yapım Yeri : _
Süre : 108 dak.
Gösterime Giriş Tarihi : 26/10/2007
Özet : Jigsaw ve çırağı Amanda ölmüştür. Dedektif Kerry’nin ölümü üzerine iki deneyimli FBI profilcisi olan Ajan Strahm ve Ajan Perez, yardımcı olmak amacıyla kıdemli dedektif Hoffman’ın dehşet içindeki ekibine katılırlar. Ekip, Jigsaw’dan geriye kalanları inceleyerek bulmacanın parçalarını biraraya getirmeye çalışır...

Ancak SWAT Komutanı Rigg kaçırılıp bir oyuna dahil olmaya zorlandığında, Jigsaw’ın oyunlarıyla tanışmamış olan son memur da, doksan dakika içinde bir seri tuzağı aşmak ve eski bir arkadaşı kurtarmak zorunda kalacaktır. Yahut da, o da ölümcül sonuçlarla karşılaşacaktır...

« Önceki :: Sonraki »