Sanat Moda Kadın Estetik Cilt Güzellik Saç Bakımı

30/10/2007

Evliliğinizi Canlandırın

aşk-evlilik

Kadinca.net

Uzmanlar, başarılı bir ilişkinin hayat boyu mutluluğun anahtarı olduğunu söylüyor. İlişkide fedakârlığın da, işe ayrılan zamanın da doğru dozda olması gerekiyor. Tek tarafın fedakârlığı üzerine mutlu evlilik kurulmuyor. Doğru kişiyi bulmaktan çok, doğru ilişkiyi kurmak önemli. 7 küçük ipucuyla mutlu evliliği yakalamak mümkün... Harvard Üniversitesi öğretim üyelerinden Psikolog Ben-Shahar "Happier: Learn The Secrets To Daily Joy and Lasting Fulfillement" adlı kitabında birkaç tavır değişikliğiyle evlilikte ömür boyu mutluluğun 7

Şimdiye yoğunlaşın
İstatistiklere göre, bir çift günde ortalama 2.5 saati beraber geçiriyor. Bunun çoğu ise televizyon başında ve sofradaki vakitler. Bu ilişkiye başladığınız günleri düşünün. Kendinize sorun: "Onunla yeterince zaman geçiriyor muyum?" Eğer geçiremiyorsam bunu düzeltmek için ne yapmalıyım?" Evet birlikte olduğunuz zamanı nasıl değerlendiriyorsunuz? Unutmayın, harcadığınız zamanda ne yaptığınız, harcadığınız zamanın miktarından daha önemlidir. Yani aynı evde olmak, beraber olmak anlamına gelmez.

Kurbanı oynamayın
Eşin mutluluğu ya da hatırı için bir ilişkiyi sürdürmek, karşı tarafı da, sizi de hüsrana uğratır. Fedakârlık yapılacaksa iki tarafın birlikte mutlu olacağı şekilde yapılmalıdır. Sizin mutluluğunuz eşinizi, eşinizin mutluluğu da sizi mutlu edecektir.

Eşinize mektup yazın
Eşinize minnettarlık mektupları yazmayı alışkanlık haline getirin. İlişkinizden memnun olduğunuzu, paylaştığınız hayalleri, romantik tatilleri yazın. Bu tür mektuplar ilişkinizin güzel yönlerini ortaya çıkaracaktır. Ayda bir iki tane bu tür mektuplardan mutlaka yazın.

Aşk haritası yapın
Eşinizin her şeyini bildiğinizi düşünebilirsiniz ama onun hayallerini biliyor musunuz? Onun hakkında bilmediğiniz şeyleri öğrenmeye çalışın. Öğrendiğiniz her ayrıntıyı not edin. Bu harita size yön versin.

'Aşkın ne demek olduğunu’ sorun
Önce kendinize sonra da eşinize sormanız için birkaç soru: Âşık olmak ne demek? İyi bir partner olmak için ne yapabilirim? Bu soruları eşinize de sorun. Böylece aşka bakış açınızın aynı olup olmadığını öğrenirsiniz.

Birbirinizi teşvik edin
Bir liste yapın: Mutluluk hedeflerinize ulaşmak için hayatınızda nasıl değişiklikler yapabilirsiniz. Eşinize ona verdiğiniz sözleri tutacağınızı söyleyin. Bu sözlere diyet, fitness, rejim veya iş değiştirme dahil. Sözlerinizi yerine getirmeniz kolay olmayabilir. Eşinizin desteği yol almanızı kolaylaştıracaktır.

İlişkinizi güçlendirin
İlişkilerdeki başarısızlığın en büyük nedenlerinden biri, doğru eşi bulmanın en önemli şey olduğunun düşünülmesidir. Yalnızca bir doğru kişi yoktur, birçok kişi vardır; önemli olan doğru bir ilişkiye sahip olmaktır. İkinizin de seveceği aktivitelere katılarak birbiriniz hakkında daha çok şey öğrenebilirsiniz. Örneğin, o futbolu siz tiyatroyu seviyorsanız, belli aralıklarla, sırayla maça ve tiyatro izlemeye gidin. Faydasını göreceksiniz

kaynak : www.kadinca.net

30/10/2007

Anne Olmak

Anne - Çocuk

Kadinca.net

Yeni teknoloji ile yumurtalık dokuları saklanabilecek ve bu dokular kadının anne olmayı istediği dönemde yumurta geliştirilmesinde kullanılacak. İngiltere'de iki kısırlık tedavi kliniğinin hazırlıklarını başlattığı yeni uygulamayla sonraki yıllarda anne olmayı isteyen kadınlardan alınan yumurtalık dokuları saklanacak ve bu dokular kadının anne olmayı istediği dönemde yumurta geliştirilmesinde kullanılacak. Uzmanlar, bu yöntemde kullanılacak yumurtalık dokusunun birkaç milimetrelik bir parça olacağını, ancak bu parçada bile binlerce olgunlaşmamış yumurta bulunduğunu belirtiyor. Bu küçük doku, laparoskopi yöntemiyle yapılacak bir ameliyatla alınacak. İngiliz kısırlık tedavisi merkezleri, yöntemin beş yıl içinde kullanılmaya başlanacağını açıkladı.

30/10/2007

Yüzünüzü Doğru Temizliyor musunuz?

Güzellik

Kadinca.net

Yüz temizliği hem güzellik ve bakımın ilk adımı, hem de hijyenik bir harekettir. Sağlıklı, ışıltılı ve taze bir cilde sahip olmak için yüzü kirlerden, salgılardan ve makyajdan arındırmak vazgeçilmez bir alışkanlık haline gelmelidir. Yüz derisi oldukça ince ve hassastır. Vücudunuza oranla çok daha çabuk bozulur ve yıpranır. İyi bir temizlik, yaşınız ve cilt tipiniz ne olursa olsun cilt güzelliğinizi korumak için ilk ve en önemli etaptır. Zamanınız ne kadar kısıtlı olursa olsun, cildinize ayıracağınız beş dakika ilerde size yıllar olarak geri dönecektir. Neden? Günlük makyaj temizliği cildinizin ışıltısı ve tazeliği için vazgeçilmez bir etaptır. Kolayca ve kısa sürede yapılan bu işlem cilde sağlık, canlılık verdiği gibi, dış etkenlere karşı kendini korumasına da yardımcı olur. Sabah ve akşam temizlenmeyen bir cilt donuklaşacak, hassaslaşacak ve dıştan gelen etkilere karşı dayanıksız olacaktır. Günlük cilt temizliği cildin fizyolojik dengesini koruması açısından son derece önemlidir.

Nasıl?

İhtiyaç ve eğilimlerinize uygun yapıda ve ambalajda pek çok temizleyici ürün çeşidi vardır: süt ve losyonlar, jeller, yağlar, makyaj temizleyici mendiller gibi. Bu temizleyicilerin büyük çoğunluğu içeriklerinde bulunan pek çok aktif madde sayesinde cilt bakımı yapma, tahrişi, kızarıklıkları, kırışıklıkları engelleyip, cildi yatıştırma özelliklerine de sahiptir.

Göz makyajını temizlemek

1- Pamuğunuzu göz makyajı temizleyiciniz ile ıslatın. Gözlerinizi kapatın. Yavaş ve hafifçe kirpik köklerinizden uçlara doğru rimelinizi çıkarın. Kirpiklerinizin rimelden tamamen arındığından emin olduktan sonra, üst göz kapağınızı içten dışa doğru temizleyin. Makyajınızı süt veya yağ ile çıkardıysanız suyla durulayın.

2– Göz makyajınızı temizlerken sert ve yıpratıcı hareketlerden kaçının. Göz çevresindeki deri çok ince ve hassastır; kolaylıkla tahriş olur ve kırışabilir.

3– Göz makyajınızı tamamen temizleyip duruladıktan sonra bir kağıt mendil veya yumuşak bir havluyla iyice kurulayın. Islak kalmış bir cilt nemsizliğe neden olur.

 

kaynak www.kadinca.net

30/10/2007

Obezite

Diyet - Fitness

Kadinca.net

Yapılan yeni bir araştırmada, beyindeki ödül, memnuniyet, hareket, ve motivasyon merkezleriyle bağlantısı bulunan dopamin adlı kimyasalın, obezite üzerinde önemli bir rol oynadığını kanıtlayan verilere ulaşıldığı açıklandı. Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmada, obez farelerin beyin hücrelerinde dopamin D2 reseptörlerinin, zayıf farelere göre daha az düzeyde olduğu tespit edildi. Yapılan araştırmada ayrıca, yiyecek tüketiminin sınırlandırılmasının bu hücrelerdeki D2 reseptör sayısının artmasını sağladığı belirlendi. Nörobilimci Panayotis Thanos açıklıyor. “Brookhaven’da yapılan başka bir çalışmada, obez kişilerde dopamin D2 reseptörlerinin normal kilolu kişilere göre daha düşük düzeyde olduğu ortaya konmuştu. Bu verilere göre, her iki çalışma da birbirini destekliyor.”

Thanos, bu çalışmanın obezitenin ortaya çıkmasında rol alan genetik faktörler ve çevreyle ilgili önemli bilgiler sunduğunu belirtiyor.

Dopamin D2 reseptörlerinin azalmasının sebep mi yoksa sonuç mu olduğunun kesin olarak bilinmediğini söyleyen Thanos, aşırı yemenin reseptör seviyesinde kronik bir düşüşe sebep olabileceğini ve uzun vadede obeziteye neden olacağını belirtiyor. Ancak, genetik olarak D2 reseptör sayısı az olan bir kişinin “bozulmuş” ödül sisteminini uyarmak için aşırı yeme eğilimi gösterebileceği, ve bu durumun obeziteye sebep olacabileceği ekleniyor.

Thanos, her iki durumda da yemek yemenin sınırlandırılmasıyla D2 reseptörlerinde artışın sağlanacağını ve bunun obeziteyle mücadelede etkili bir yol olacağını belirtiyor.

Şu an online olarak yayımlanan bu çalışmaya Synapse’ın gelecek sayısında yer verilmesi bekleniyor.

« Önceki :: Sonraki »